23 November 2017, Thursday
Türkçe | English
Sayaç
1500655 ziyaret

Etkin
13 konuk


Pagan Federation Türkiye


AnaMenü
 AnaSayfa
 İçindekiler
 Yazılar
 Kitaplar
 Ziyaretçi Defteri
 Bağlantılar
 İletişim
 - - - - - - -
 HEKATESIA

Giriş / Çıkış
Kullanıcı

Parola

Hatırla
Kayıp Parola?
Yeni kayıt

Ayın Durumu

   AnaSayfa arrow İçindekiler arrow Yazılar arrow Wicca 101 - Biraz Daha Introduction/Giriş Bilgisi ve Diğer Order'lar Üzerine   
Wicca 101 - Biraz Daha Introduction/Giriş Bilgisi ve Diğer Order'lar Üzerine   E-posta 
Gönderen Atheneris  
10 November 2004, Wednesday

( Bir yazismanin konu bütünlüğü bozulmadan makale haline getirilmiş seklidir.)

Okultizm,çeşitli okült ve ezoterik gruplar, Wicca, Gd, Thelema, new age öğretiler vs. ayrımı, üzerine hassaslıkla eğilinmesi gereken bir konudur. Bunlar üzerinden

“bu hareket ve görüşlerin birbiriyle bağlantılı oldukları anlamına gelmez, bazen aralarına şiddetli görüş farkları olabilir.”

tanımlaması yapılması gerçekten yerinde bir saptamadır, gerçekten de çok farklı öğretilerden bahsetmekteyiz. Örneğin Gd’de (Golden Dawn- Altın Şafak) olduğu gibi, Wicca’da da şeytan temasi yoktur ve pagan kökenden el alarak bilinen dualist anlamda şeytan-tanrı kavramına yer verilmez.

Ancak arada bir kaç argüman göze çarpmaktadır ve bu hatalı yorumların düzeltilmesi bilginin doğru aktarımı itibariyle gerekmektedir:

>Wicca'da sürekli yakılan cadılar teması işlenir ve aynen
>Hiristiyanlıkta olduğu gibi bir kurban kompleksi vardır, idam edilen
>ve hor görülen şehitleşir.

Wicca –tırnak içinde- bugünkü bilinen revizyonel ve rekonstraktif şekliyle engizisyon döneminde oluşum göstermemiştir ki “yakılan cadılar” teması işlensin? Bu noktada “Witchcraft” ve “Wicca” nın farklı iki “şey” olduğunu bir kere daha tekrarlamadan geçemeyeceğim.

Genellikle, “burning times” olarak adlandırılan dönemde sırf cadılar değil, gnostikler, mistikler, okult uygulayıcılık, musevilik, hristiyanlığın farklı tarikatları vs herşey baskı altındaydı ve bu farklı yaklaşımların çoğu birbirine karıştırıldığı gibi pseudo yakıştırmalarla engizisyon söylemine alet edilmişlerdi.

Wicca’da ortaçağ engizisyon dönemine bakış, genellikle pagan geçmişten bugüne kadar gelen süreç içerisinde hangi öğelerin taşınmış olduğu ve bu öğelerin diğer okült/ezoterik uğraşılarla birlikle “witchcraft” pratikleri içerisinde de barınıp barınmamış olduğu üzerinedir. Dolayısıyla “witchcraft” uygulayıcılarının tersine, odaklanılan ana dönem ve fikir ortaçağ ve ortaçağ cadılığı değil, pagan dönemden bugüne kadar gelebilen ve hala devam eden paganizmdir.

“Kurban kompleksi” ne gelince, bu deyişin neden kullanıldığını anlamak zor. Bu durum herhangi bir order için değil ama bu order’a giren ve takipçisi olan bir birey için başlıca okült tehlikelerden biridir, ki bu order Gd de olabilir, Wicca da...( Bir çok tehlikenin yanında buna meydan vermemek yine order içi eğitim ve pratikle çözülen bir durumdur.) Hristiyanlıktaki “kurban” anlayışı, pagan odaklı bir yapılaşma ve öğretiye sahip Wicca’dansa, hristiyan mistisizminden de öğeler taşıyan pratikleriyle diğer bazı ezoterik order’ların başını daha çok ağrıtıyordur denilebilir.

Şu noktada bir diğer ayrıntıyı da eklemeden geçemeyeceğim, okült veya ezoterik çalışma veya gruplarda öğrencinin girişte zorlanabileceği durumlardan birisi de; ona öğretilmiş olan, daha önce deneyimlemiş olduğu veya sorgulamadan kabullenegeldiği inançlar, fikirler ve uygulamalardır. Zaten “yeniden doğuş”-inisiyasyon- sembolik bağlamda da olsa bu yüzden gereklidir, kişiyi dayatmayla değil de kendi isteğiyle yeniden yapılandırmaya olanak sağlaması için, o yuzden bu tarz sorunların yaşanması da doğal, tabii mümkün olduğunca öngörmek ve buna meydan vermemek koşuluyla...

>Ayrıca koven 13 kişiden oluşur, İsa ve
>havarileri 13 kişiydiler. Bu tür örnekler sonsuz ve can sıkıcıdır.

Bu tür örneklerin sonsuz ve can sıkıcı olmasının yanında bir de “yanlış” olmalarını da ben ekleyeceğim. Değindiğim gibi “burning times” hakkında bu kadar yazılıp çizilmiş olması, hatta adına yazık! vurgusuyla “burning times” denmesi pekçok öğesinin yanında pseudo yakıştırmaları ortaya çıkarmak ve bahsedilen “kurban” anlayışı çerçevesinde insanların kafalarındaki öğretilegelmiş safsataları düzeltmek dolayısıyladır. “Burning times” neden bu kadar çok incelenmiştir diye sormak icap ederse, cevap olarak bir nedeni de yazılan ve yanlış bilgi içeren bu tarz anlatıları temizlemek için denilebilir.

Geleneksel bir coven’in 13 kişiden oluşmasının havarilerle vs. değil,
doğrudan ay takvimiyle ilgisi vardır. Paganizmde kullanılagelen ay takvimi 28’er günden 13 ay la ifade edilir.( Bakınız 28*13= 364) Bunun 365 gün içeren güneş takvimine uyması açısından daha sonra  artı bir gün eklenmiştir. Wicca inisiyasyon öncesi eğitiminde önerilen “minimum” zamanın “1 yıl ve 1 gün” –one year and a day- olması da bu yüzdendir. Pagan ay takviminin kullanılışı ortaçağdan günümüze kadar icra, kanuni işlemler ve ceza hukuku gibi uygulamalarda ve toplum işleyişinde bolca kullanılmıştır, izlerini bugün de sürebiliriz.

Örneğin ortaçağ İngiltere’sinde bir katil zanlısı cinayetin üzerinden 1 sene ve bir gün geçmişse ceza almıyordu. –purifikasyonla alakası vardır-, bu yasa ’90 lı yılların başına kadar yürürlükte kalmıştır. Finans alanında, bir kişinin malvarlığının o kişinin malvarlığı kabul edilebilmesi için bu malların 1 sene ve 1 gün boyunca o kişiye ait olması kuralı vardır. ( Pagan toplumun kollektif ve/veya özel mülkiyet hakkı) , aynı şekilde ortaçağ yasalarında serfler ve köleler, toprak paylaşımı ve sahipliği konusunda da benzer düzenlenmiş kurallar mevcuttur.

13 sayısının uğursuzluğu –son yemek- üzerinden cadıların 13 kişilik grupları olması da bu bakımdan engizisyon uydurmasından ve havariler, peygamberler diyerek pseudo yakıştırma yapmasından başka bir şey değildir. Kaldı ki 13 kişilik coven tanımını da bize engizisyon kayıtları ve mahkeme  tutanakları vermektedir, yani bu da tartışılabilir. Örneğin “sabbat” sözcüğü, paganizm ve Wicca’da bu sözcüğün “sabadios” tan geldiği kabul edilir, (bkz: Wicca, Paganizm, Cadılık hakkında sıkça sorulan sorular, “Sabbat” nedir?) oysa engizisyon döneminde musevilerin sabbat ayiniyle cadilarin toplantısı arasında hiçbir fark yoktu, iki taraf da heretikti,sapkındı ve yokedilmeliydi. Engizisyon yer yer bunu öylesine birbirine dolamıştı ki, bazı kayıtlarda musevilerden mi bahsediliyor, cadılardan mı anlamak mümkün değildir.

Önceki paragraflarda yazdığım gibi kişinin monoteist düzende yetişmesi bazen öncesinden gelen kavramları farketmesini engelleyebiliyor, açıkçası bu konuya hassasiyet göstermek ve daha çok inceleyerek okumak gerekir.

Aslında GD, Wicca, Thelema veya daha başka bir oluşum, Türkiye’de fazla bilinmiyor veya öğeleri, gelişimleri geriden takip ediliyor. Artık üzerinde uzlaşılmış veya terkedilmiş bazı tartışmaları biz daha yeni yeni açıyor ve konuşuyoruz. Bunlarda biri de örneğin order’lar arası “şundan daha geniştir, bundan daha üsttür, ondan daha kapsamlıdır” vs. tarzı hatalı derecenlendirmeler. Bu konuyu biraz daha açmak gerekir.

Artık inisiyeler bazında bu tartışma yapılmıyor ve üst derece bazı üyelerinin mesela hem Wicca hem de Gd inisiyesi olduklarını bilinmektedir. Gd’nin ileri gelen ve öne çıkan co-chieflerinden Pat Zalewski’nin bunun pekala mümkün olduğu ve paganizm kökeniyle doğaya daha yakın olan Wicca’nın örneğin elemental çalışmalarda kişiye Gd’den daha fazla faydası dokunduğunu söyleyen açıklamaları mevcuttur. Wicca Alexandrian geleneğinden başrahibe Janet Farrar’ın da bunu genişleterek anlatan başka açıklamaları vardır.

Örneğin geçtiğimiz aylarda (2004 kasım itibariyle) golden dawn’la ilişkili bir e-mail grubunda bir oylama yapıldı ve Gd’ye öğretilmesi için yeni branşlar eklenmesi ve bu branşların neler olabileceği konusu tartışıldı. E-mail grubu kısıtlı bir data da olsa, sonuç itibariyle üyelerin çoğunluğu diğer seçeneklerle beraber yeni pantheon’lar eklenmesi, natural magic (More use of Herbs, Stones, Gems etc..) (doğal materyali kullanan maji pratikleri, bitkiler, taşlar vesaire) ve healing tecniques (şifa teknikleri) , chakra (çakra), aura teorileri gibi konuların en azından yardımcı müfredat programına alınması yönünde görüş bildirdiler. (Rune, Tantrik, Taocu, Şamanik, Vudu methodlarıyla çakra, nadi, prana ve kundalini konularıyla natural magic konusuna gd formatında eğilinmediğinden de söz eden iletiler vardır)

Wicca’da başka uygulamalarla birlikte bu sayılan çalışmaların hemen hepsi mevcuttur veya geleneklerin tercihi doğrultusunda formata sokularak spesifikleştirilmiştir. Bu rekonstraksiyonist eklektizmden alınacak pek çok öğe fayda sağlayabilir, diğer order’lardan da ve vice versa da –tersi de- makbul tabii ki...

Sonuç itibariyle –en azından inisiyeleri bazında- artık aradaki farklılıklar eşitsizlik –zaten mümkün değil- bazında değil, birbirinden neler alınabilir veya farklılık varsa nasıl ayrıştırılabilir tarzı bir yapılaşmaya gitme eğiliminde ve bu olumlu bir durum. Ancak olayları geriden takip eden ve Gd inisiyesi olmayan Turkiye’de hala bunlarla uğraşabiliyoruz. (Oto’dan veya Wicca’dan olan inisiye sayısı da bir elin parmaklarını geçmez)

Order’ları aynı sonuca ulaşmaya çalışan farklı patikalar olarak tanımlarsak –ve birey hangisini kendisine yakın tercih ederse saygı göstererek-, belki de yapılması gereken tam da bu tarz bir saptamalar bütününü oluşturmadır. Yine Pat Zalewski’den alıntılarsam:

>All this type of work is valid if you get something out of
>it.
(Bu tarz tüm çalışmalar bir sonuca götürdüğü takdirde geçerlidirler.)

Ortalıkta bu kadar tebliğ, melek, başmelek mesajı hatta pek iyi bilinmediği için “varlık” zannedilen “poseidon”, “qwan yin” gib tanrı ve tanrıçaların isminin bu tarz saçmalıklara alet edilmesi, 4. boyuta hazıralayan sirius,orion inisiyasyonları (?!???) tarzı new-age zırvalığı varken -ki new age sınıfına giren safsata kısım da genelde “new aeon” kavramından bile bihaberlerden oluşur.- belki de yapılması gereken, önce bu konularda bilgilendirme ve varolan ezoterik yapılaşmaları ve bütünlüğü korumak olmalıdır.

Son olarak, bu tarz yayınların ve çıkarımların fazlasıyla yapılageldiği okyanusun diğer yakası hakkında, kendilerine özgü “atlantik ötesi” anlayışları ve okült çıkarımlarıyla zaman zaman GD’nin de Wicca’nın da farklı disiplinlerin de başını ağrıtmışlardır. Zira, kültürel ve zihinsel algılayış daha farklı bir gelişim göstermiş ve kendi içerisindeki özgün dinamiklerle evrilmiştir, bu da zaman zaman eski kıtayla çatışmayı kaçınılmaz hale getirir.

Atheneris

 

 

Son Güncelleme ( 24 February 2005, Thursday )

 
  AnaSayfa | İçindekiler | Yazılar | Kitaplar | Ziyaretçi Defteri | Bağlantılar | İletişim | HEKATESIA |
published by fotorama powered by mambo open source

Ağustos 2004 • Tüm hakları saklıdır.

AnatolianCraft izinsiz ve/veya habersiz içerik kullanımından doğacak sorunlar ve sakıncalardan sorumlu tutulamaz.